Kisisel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kisisel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Temmuz 2013 Cuma

Eskişehir Harlem Shake

Her şey arkadaşımın Facebook'tan yolladığı davetle başladı. Sonra benide bi merak sardı, nasıl olacak diye merak ettim ve ilkide merak etmişim. :)
Bu kalabalık içinde kendimi bulamadım la. :D

Hiçte gidesim yoktu ama havaya baktım günlük güneşlik, arkadaşı aradım hadi Harlem Shake yapmaya gidelim dedim. Dünden hazırdı zaten, hemen gidelim dedi. Espark'a vardığımızda ilk Media Markt gezmek olur genellikle, o yüzden hemen çıktık yukarı biraz gezindikten sonra 'hadi aşağı inelim' dedim. İniş o iniş bi daha yukarı çıkmadık. Ortam mükemmel müzikler mükemmel daha ne olsun diyerek devam ettik. Saat yaklaştıkça alan dolmaya başladı 'Amba kalabalık oldu la' dedim kendi kendime. Bide arkada Skrillex-Bangarang çalıyordu zor tuttum kendimi çıldırmamak için. Saat geldiğinde de herkes şuursuzca Harlem Shake yaptı. :D 1-2 deneme yaptırdılar, İlkinde kimse çıldıramadı daha kimse alışamamıştı herhalde. İkinci denemede grubun yarısından çoğu yapmıştır. Üçüncü tekrarlayışımızda da bi reklam söylettirdiler bize 'Enerji Geliyorum Demez' diye. Söyledikten sonra da tüm grup şuursuzca Harlem Shake yaptık ve piston aşağı diyerek olay yerinden uzaklaştık. Eğlenceliydi evde oturmaktansa gittik Harlem Shake yaptık geldik. 

Etkinliğin sayfasında da 'Akşam haberlerde izlersiniz' yazmışlar haydi bakam göreceğiz inşallah.

22 Nisan 2013 Pazartesi

80'li 90'lı Yıllarda Çocuk Olmak

Facebook'ta gördüğüm bir yazıydı, artık kim yazdıysa aynı beni anlatmış. Yazıyı okuyunca birden eskilere gittim duygularım depreşti :')

80'li - 90'lı yıllarda mı çocuktun? Nasıl oldu da hayatta kalmayı başardın? :)

1.- Arabaların emniyet kemeri, kafalıkları, ve kesinlikle hava yastıkları yoktu.
2.- Ön koltuk tehlikeli değil de eğlenceliydi.
3.- Bebek yatakları ve oyuncaklar renkliydi. Ya da en azından kurşunlu, muhtelif zehirli maddeler ile boyanmıştı.
4.- Prizlerin, araba kapılarının, ilaç şişelerin ve kimyasal ev temizleyicilerinin üzerinde çocuk kilitleri yoktu…
5.- Kasksız bisiklete biniliyordu.
6.- Steril su şişelerinden değil de bahçe hortumundan yada muhtelif başka kaynaklardan su içiniliyordu…
7.- Oyun oynamaya çıkmanın tek şartı hava kararmadan önce eve dönmekti.
8,- Cep telefonu yoktu ve hiç kimse nerelerde gezdiğimizi bilmiyordu. İnanılmaz … 9.- Okul öğlen bitiyordu… Ve öğlen yemeği için evimize geliyorduk.
10.- Bir sürü yaramız, kırılmış kemiğimiz ve kırılmış dişimiz vardı, fakat hiçbir zaman birileri bu yüzden mahkemeye verilmiyordu.Kendimizden başka kimse sorumlu değildi.
11.- Bolca tatlılar ve tereyağlı ekmekler yiyorduk, ve gerçek şekerli içecekler içiyorduk ve hiç kilo sorunumuz olmazdı - çünkü hep dışarıda oynardık , aktif olarak …
12.- Dört çocuk bir limonatayı paylaşabiliyorduk… aynı bardaktan içebiliyorduk, ve kimse bu yüzden ölmüyordu.
13.- Playstation, Nintendo 64, X boxes, Vídeo oyunlarımız, 99 kablolu kanalımız , Dolby surround, Cep telefonumuz, Bilgisayarımız, internet de Chat odalarımız YOKTU. onun yerine ARKADAŞLARIMIZ vardı bolca!
14.- Yürüyerek veya bisiklet ile uzakta oturan arkadaşlarımızı ziyaret edebiliyorduk, kapılarını çalıp hatta çalmayarak içeri girip onları oyun oynamaya çağırabiliyorduk!!! 15.- Evet dışarıda, o acımasız korkunç dünyada! Korumamız olmadan! nasıl mümkün oluyordu bu? Tek kale üzerine maç yapardık ve birisi takıma alınmadığında psikolojik travma oluşmuyordu ya da dünyanın sonu gelmiyordu.
16.- Bazı öğrenciler diğer öğrenciler gibi başarılı değildi ve sınıfta kalabiliyordu. Fakat bu yüzden kimse Psikoloğa ya da Pedagoğa gönderilmiyordu. Kimsede Dislexia, konsantrasyon sorunu veya hiperaktivite yoktu, basitçe o okul yılını tekrarlıyordu.
17.- Özgürlüğümüz , üzüntülerimiz , başarılarımız , görevlerimiz vardı …ve bunlar ile yaşamayı öğreniyorduk.
Soru: nasıl oldu da bütün bunlara rağmen hayatta kalmayı başardık? Ve daha da önemlisi kendi kişiliğimizi bu şartlar altında nasıl oldu da geliştirebildik? Sen de bu jenerasyondan mısın? Şimdiki çocuklar büyük bir olasılık ile bizim yaşama şeklimizi sıkıcı bulacaklar - fakat- bizler çok güzel ve mutlu yaşadık! değil mi?

Bir Daha Okulun Kantininden Tost Alanı...

Yaklaşık 2 hafta önce (11.04.2013) beden dersinden çıktık hepimiz açız ne yiyeceğimizi düşünüyoruz arkadaş tost alam dedi almaz olaydım.

Tostları aldık yiye yiye sınıfa gittik derken tostlar bitti zaten. Okuldan çıktım eve gittim çok pis uyku bastı yatıp uyuyum dedim. Uykudan bi kalkdığımda ortalık kararmış heryeri blur görüyom acayip bi olay olmuştu. Birde bacağıma kramp girmez mi, hass*ktir dedim kendi kendime. Bacağı zar zor düzelttim sonra da midem bulanmaya başladı gideyimde bi istifra edeyim dedim ve herşey o zaman başladı. Ayağa kalktım ama nasıl gidiyom ondan haberim yok, kapıdan çıktım gözlerim kararıyo dedim ben banyoya kadar gidemicem en iyisi geri döneyim dedim. Antrenin yarısına kadar gittim sonra geri dönüş yaptım ve benim birden bacaklar kesildi sonra ne olduğunu bilmiyorum zaten. Uyandığımda yerde yatıyodum. Annemle abim başıma gelmişler kolonya sürüyolar koklatıyorlar biraz ayıldım ben 'ne oldu bana' diyom. İyicene ayıldıktan sonra boynum ağrıyordu hâla. Annemde olayın şokunu atlatamamış bir şekilde bana bakıyordu. :D İlkide hastenelik iş çıkmadı :)